Türkiye'nin ve Herkesin Medyumu 
İnsan yada hayvan ani bir şekilde rahatsızlanır, halk dilinde kötüler doktor yada baytar teşhis koyamaz. Çünkü ani bir rahatsızlıktır ve bu rahatsızlıkta cinler (hasetçi cinler) rol oynamaktadır. Bu durumda doktorun veya veterinerin yapabileceği pek fazla bir şey yoktur. Çünkü metabolizma bir mikrop tarafından değil yoğun bir negatif enerji (hasetçi cinler) tarafından bozulmuştur ve metabolizma ilaç tedavisine cevap vermez. Doktora veya baytara müracaat edip sonuç alınamadığı zaman, yapılması gereken nazara (hasetçi cinlere) karşı Allah’a sığınmak ve dua etmektir, nazar duaları okumak veya okutmak gerekmektedir.
Göz değmesi aniden ve çoğunlukla baş ağrısı şeklinde bir belirti gösterir. Bu türlü rahatsızlıkları tıp da kabul etmektedir. Bu, insan gözünden çıkan şuaların, dikkatli - imrenerek - belki birazda kıskançlıkla bakış esnasında yoğunluk kazanıp, bu yoğun şuaların karşı organizmanın atomlarının çalışma düzenine tesir icra ettiği şeklinde açıklanmaktadır.
Nazara karşı akla gelen ilk korunma çaresi, nazar değmesi ihtimali bulunan kişiyi “kem gözler” den kaçırmaktır.
Çok sıhhatli ve güzel çocuklar, hatta kırk günlük olduktan sonra dahi mümkün olduğunca nazarının dokunma ihtimali olan kimselerin yanına çıkarılmaz.
Çocuğun yakınları, sevgi ve hayran bakışlarının aşırı okşamalarının kötü sonuçlar verebileceği inancı ile hoş sözler yerine “maskara” çirkin… gibi kötüleyici kelimeler kullanılır.
“Maşallah” denilince ekseriyetle “tü, tü” sesleriyle tükürme taklidi yapılır, bunda kötü gözlerin etkisini ürkütüp kaçırmak amacı güdülür. Aynı maksatla “Elem tere fiş kem gözlere şiş” cümlesi de çok sık tekrar edilir, ama bu sözlerin nazardan koruma gibi bir etkisi varmıdır yokmudur tartışılır.